Uzunca yazılarım olurdu. Küfürler yağdırdığım, lanetler ettiğim, sevindim ve üzerinde minik göz damlacıkları olan yazılarım.. Belki küfür, lanetten çok bu damlalar yeterdi insanın içinin acımasına. İtiraf etmeliyim ki o yazıları saklıyorum ve her okuduğumda gözlerim doluyor. 'Ben neymişim be'
1 Temmuz 2011 Cuma
Aslında buraya çok fazla sey yazmak isterdim. Mesela yazıp yazıp sildiklerimi içimdeki duygu selini fırtınaları taşı toprağı sabah uyandığımda gözüme parıldayıp "hey günaydın sabah oldu" diyen güneşi.. Bir çok şeyi.. Ama nedense o kelimeleri toplayıp bi cümle cümleden paragraf paragraftan bi yazı oluşturamıyorum. Bende o cevher var eminim ama yazıya dökemiyorum nedense.. Bir kaç sene evvel bunlar daha bi coşkulu olurdu. Ergenlik işte. Derdimi yazıya dökmek başkalarına anlatmaktan kolay gelirdi belki de. Buraya dediysem yazıya yani.
26 Haziran 2011 Pazar
Kahkehkıh..
22 Haziran 2011 Çarşamba
unutmak ve unutulmak adına,
Unutmak ve unutulmak hayatın vazgeçilmez tavır, düşünce ve kanunlarından biri. Doğduğumuzdan beridir neyi unutmadık ki bizler? Merak ediyorum soruyorum etrafımdaki insanlara " kendinize ait en eski ne hatırlıyorsunuz ve kaç yaşındasınız?" tarzında. Cevap mı? pek bi'şey söylemiyorlar.. Niye hatırlamıyoruz ki? Mesela ilk doğduğumuzda gözümüze parıldayan ilk ışın demetini, ilk acımız? acaba ilk ciğerimize dolan oksijen mi acıttı yoksa gözümüzü alan ilk ışık mı? Bilemiyoruz..belki biliyorsunuzdur da ben bilmiyorum.
Bana soracak olursanız ben 5 yaşındaki halimi hatırlıyorum. Babamın memurluğu nedeniyle 20 öğretmen değiştirdim. 7 kere taşındık. Bir sürü arkadaşım oldu. beni unutan biri sürü adamım oldu şehirlerde bıraktığım ve her şehre ait bi ayakkabı kutusuna sığacak anılar.. Ne demiştim 5 yaşındaydım. 2. taşındığımız yer idi. Kardeşim doğuyordu. Evdeydik ebe falan gelmiş hatırlıyorum. Doğduktan sonra bi küçük battaniye ile ayak ucuma yatırılmıştı :) Bunu hatırlamak bile güzel.
Başka neyi unuttuk? İlk aşk unutulmaz mesela ama ilk aşk nasıl olduğu hatırlanır mı? Ya da ne giyiyorduk o gün? Hava ilkbahar mıydı? Tabii ki hayır. Sıradan bi gündü, olan oldu zaten.
Okula ilk başladığım günü hatırlamıyorum mesela. Annemde pek hatırlamıyor sorsam " Ne bileyim kızım" der . Ana okuluna gittim -ama ne gitmek- beyaz üzerine kırmızı kareli önlüğümüz vardı. okul başladıktan çok sonra alınmıştı. Okul başladıktan bi süre sonra foto çekimi vardı başkasının önlüğünü giydirip çekmişler. Kısacık saçlar, pıtırcık bi burun, çiçekli beyaz bi toka, poz vereceğini bilmeyen masum gözler. Hani hep şiirler yazarlar küçüklük adına gerçekten de öyle ne kadar da safmışım ben öyle. Bak aklıma ne geldi evimizin karşında tren yolu vardı raylar üstüne gazoz kapakları koyardık. Dümdüz olurdu böyle şahane birşey. o eski heyecan kalmadı ama ne severdik onu yapmayı..
Tarih.. Eskiyi özledim.. Küçük olmayı sorumluluklarımın olmadığı zamanı..
-DEVAM EDECEK-
25 Nisan 2011 Pazartesi
Dünden bügüne kalanlar çöpe.

Köklüce sevgiler düşünün böyle çınar ağaçları gibi. Gövdesi olabildiğine kalın, dalları alabildiğine uzun ve gölgesinde dinlenebilecek ziyaretçileri.. Yok yaşamadım böyle şaşalı sevgiler ya da buna benzer bir şey sahi hepsi gerçek miydi? Bilemiyorum. Doğruluğu tartışılır bunların. Kim ne kadar sevgi gerçekten sevdi m yada aşkı yaşadık mı? Bunlar hep muallakta kalacak eminim. Hiç kimse karşındaki kişinin gerçekten sevdiğini anlayamaz bilemez emin olamaz. Bu yüzden zaten buradan kıskançlık doğuyor. Neyse bu konuları ben artık şutluyorum tabir-i caiz ise.
23 Nisan 2011 Cumartesi
14 Ocak 2011 Cuma
Uzun, çok uzun zaman.
Zamanı sündürdüm ben
daha ileri akıyor zaman
Benim hayallerim ileriye akıyor
Koylarım limanlarım herşey ileride
Bozuk gördüğüm gözlerimle ileriyi olduruyorum
Diğerinden uzun olan bacağımla iileriye koşuyorum
Geçmişin ağırlığını sırtımda götürüyorum
Benim kafam ileride birde
İlk kafam ileride bedenim hep geride
Ben var ya ben
Ben sanki koşu bandında ilerliyorum
Yerimde sayıyorum ve zaman
Zaman beni aldatıyor hayallerimle
Onlar birlikte akıyorlar ve ben
Ve ben zamanı sündürüyorum.
30 Ağustos 2010 Pazartesi
Ooo papatya :)
Gülü sevmeyen ben, bugunlerde papatyalara merak saldım. Diğerlerinden (diğerlerinden neyi kastettim bilmiyorum) daha bi güzel. Daha bi iç çekici. Bir çok renk seçeneği var tabii ama klasik hali "Sarı-Beyaz" daha bi hoş.
Burdan papatya canilerine sesleniyorum, koparmayın onları. Sevginizi onlar ölçmez. Ney istersiniz çiçeklerimden! Seviyo mu sevmiyo mu diye yolluncağınıza çıkın karşısına adam gibi sorun. Çiçeklerden mi sorulur bunlar! Aldınız siz mesajı bence..
Ayy.. Herkesin bi hayali vardır gelecek ile ilgili. Evlenicem çocuğum olucak kocamı kapılarda karşılıcam v.s ne saçma şeyler değil mi? Ben sadece papatyalar olan kısmını seviyorum. Bi evim olucak bahçeli. Papatyalar olucak kocaman kocaman.. Ya da balkonum olucak kocaman saksılarım olucak papatyalarla dolu. Ya da kapımda biri bitecek ellerinde papatyalarla.. Ne güzel Di mi *.*
Burdan papatya canilerine sesleniyorum, koparmayın onları. Sevginizi onlar ölçmez. Ney istersiniz çiçeklerimden! Seviyo mu sevmiyo mu diye yolluncağınıza çıkın karşısına adam gibi sorun. Çiçeklerden mi sorulur bunlar! Aldınız siz mesajı bence..
Ayy.. Herkesin bi hayali vardır gelecek ile ilgili. Evlenicem çocuğum olucak kocamı kapılarda karşılıcam v.s ne saçma şeyler değil mi? Ben sadece papatyalar olan kısmını seviyorum. Bi evim olucak bahçeli. Papatyalar olucak kocaman kocaman.. Ya da balkonum olucak kocaman saksılarım olucak papatyalarla dolu. Ya da kapımda biri bitecek ellerinde papatyalarla.. Ne güzel Di mi *.*
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
